Köksal Çebi
koksalcebi@bcekmece-yerelkatilim.org
Sivil Denetleme Olmazsa Yerel Yönetimler Mafyatik Bir Örgüte Dönüşebilir mi? (1)
02/09/2013

Yazının Özeti: Sivil toplum kuruluşlarının denetlemediği yerel yönetimler içten içe çürüyerek yozlaşır ve zamanla hukuk tanımaz mafyatik örgütlere dönüşürler.
     Sivil toplum kuruluşları yasalardan aldıkları bu denetleme görevine, siyasi partilerin adaylarını hangi yöntemle belirlediklerine bakarak başlamalıdır. Osmanlı döneminde para karşılığı satıldığı söylenen devlet memurluklarının bugün de sürdürüldüğü görüşü toplumun geniş kesimlerinde öfke ve kaygı ile dillendirilmektedir.
     Büyük bağışlar yaparak belediye başkan adaylığını kapan kişi seçim kampanyası başta olmak üzere sivil toplum kuruluşlarının ihtiyaçlarını karşılayacak harcamaları da yapmak zorundadır. Seçim aritmetiği zorunlu kılıyorsa diğer partilerden neyin karşılığında destek alınacağı da ortadadır.
     Kısaca oylar alınıp-satılmaktadır.

__________________________________________________________________________________ 

“Sivil Toplum Örgütleri Olarak, Önümüzdeki Yerel Seçimlere demokrasimizi geliştirecek ne tür katkılarda bulunabiliriz diye düşünüyorduk. Yaşadığımız son bir kaç  olay, kendimize başlıkta okuduğunuz temel soruyu sormak zorunda bıraktı: Mafyatik güce erişen belediyeler. Ama nasıl..?

Siyasi partileri, sivil toplum kuruluşları da dahil olmak üzere toplumun tamamını tahakküm altına alabilecek, demokratik yaşamımızı, toplumun güvenliğini, huzur ve refahını TEHDİT edebilecek ve işin komiği kendi ellerimizle seçip iş başına getirdiğimiz bu tahakküm rejimleri nasıl oluşuyor? Bu oluşumu nasıl engelleyebiliriz..?

Neden bahsettiğimi hepiniz biliyorsunuz!
Derneğimizin sloganı da belli;
Denetlenmeyen Yönetimler İçten İçe Çürür, Yozlaşır. Zamanla Hukuk Tanımaz (Mafyatik) Diktatörlere Dönüşür.

DENETLEMEK görevimiz, ancak “Nereden başlamalıyız?” sorusuna cevap bulmamız lazım…

Sağlıklı bir yanıt bulmak için olayı EN BAŞTAN ele alalım. Aşağıda muhtemelen birkaç yazıdan oluşacak dizinin ilk bölümünü okumak üzeresiniz:

Bir Yerel Yönetici ya da Yöneticiler Nasıl Oluyor da SİYASİ PARTİLERE KAFA TUTAN, Devleti, Devletin Kurumlarını Etkileyen, toplumu baskı altına alan MAFYATİK BİR GÜCE ERİŞEBİLİYORLAR?

Birinci Adım Adaylık Seçimi Yöntemi?
- Bir siyasi partinin belediye başkan adaylığını kapmak için o partiye, dudak uçuklatacak kadar yüklü bir bağışta bulunulduğu söylenir. İnanıp inanmamakta özgürüz tabii. 

Seçim Kampanyası İçin de Para Lazım! Bol Para…
- Seçim bürolarının kiralanması, donatılması, pankartların, broşürlerin, afişlerin matbaalarda basılması, seçim araçlarının, ses ve görüntü cihazlarının tedarik edilmesi, buralarda görev yapacak GÖNÜLLÜLERİN bulunması, eğitilmeleri, ulaşımlarının sağlanması, yemek-içmek, ihtiyacı olanlara cep harçlığı filan… Saymakla bitmez.

Sivil Toplum Kuruluşlarını da İhtiyaçlarını Gidermek Lazım…
- İhtiyaç sahipleri listesine çeşitli dernekleri de dahil edebiliriz. Ben yazmayayım, siz hayal gücünüzü kullanarak tahmin edebilirsiniz.
Yemekli, pastalı, çaylı tanıtım toplantılarının maliyetini de yabana atmamak lazım bu arada…

Lafı Daha Fazla Uzatmadan En Yüklü Harcama Kalemine Gelelim: OY SATIN ALMAK.

Oy satın alındığını en yetkili ağızdan duymasaydım buraya yazmazdım.
Katıldığımız bir anayasa panelinde söz alan bu zat büyük bir pervasızlıkla izleyicilerin ve birbirinden değerli panelistlerin (öğretim görevlisi, parti yetkilisi, milletvekili) gözlerinin içine baka baka;

“İnsanlar oylarını satıyorlar kardeşim. Bunu da en iyi ben bilirim.” demeseydi.

Bu sözleri fütursuzca sarf eden zat-ı muhteremin bir süre önce; “Filan partinin (Başka bir parti tabii) kuruluşu için benden destek istediler, ben de verdim.” diye beyanat verdiğini hatırlatırsam; seçim sürecinde SİYASİ PARTİLER de DAHİL olmak üzere kimlerden ne karşılığında  oy pardon destek alabileceklerini sizler tahmin edebilirsiniz!

Bu liste uzar gider. Pazar kurulursa, alıcısı da olur satıcısı da. Önemli olan pazarın kurulmasına engel olabiliyor musun, ondan haber ver!

Denetleme Görevimize “Aday Olma Yönteminden” Başlamalıyız Anlaşılan…

Hemen belirtelim “Siyasi partilerimizin aday belirleme yöntemlerinin çağdaş, demokratik olup olmadıkları hakkında sivil toplum kuruluşlarının eleştiri yapma hakkı“; ayrı bir konu. Üzerinde ayrıca tartışırız gerekirse. Şimdilik, topluma hangi yöntemi uygulayacakları sözünü vermişlerse; o sözlerini tutup tutmayacaklarını takip etmek ve Büyükçekmecelilerle paylaşmakla yetineceğiz.
Seçim kampanyalarının nasıl finanse edildiğini de mercek altına alacağız tabii.

Siz kim oluyorsunuz, bu denetleme hakkını nereden alıyorsunuz?

Diyenlere cevabımız şu:
 Yasa ve yönetmeliklerden, uluslararası belgelerden, Türkiye Cumhuriyetinin imzaladığı çok taraflı sözleşmelerden. Daha da önemlisi bu zevata çok yabancı bir sözcükten:
Vicdanlarımızdan

Bu daha başlangıç…
Önümüzdeki seçim sürecinde, Avrupa yerel demokrasi haftasını kutlayacağız. Konular ilginç:
Aktif yurttaşlık,
Devlet-Sivil Toplum İşbirliği,
Yolsuzlukların önlenmesinde Sivil Toplum Kuruluşlarına Düşen Görevler,
Katılımcı Demokrasi,
Kent Konseyleri, Mahalle Meclisleri.
Birileri bunları duyunca tüyleri diken diken oluyordur eminim!!!
Ama bu daha başlangıç.

Takibeden yazı; Denetleme Olmazsa Yerel Yönetimler Mafyatik Bir Örgüte Dönüşebilir mi? (2) “Seçim kazanıldıktan sonra yapılan” kendilerine has  örgütlenmeler” ile ilgili olacak.

Tekrar edelim: Bu seçim sürecinde sivil toplum kuruluşları olarak meydanlarda olacağız. Denetleme görevimizi yapacağız. Mafyatik yerel  yönetimler oluşmasına asla izin vermeyeceğiz.



Paylaş | | Yorum Yaz
1163 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Sayın Kadıoğlu, Aynı anda hem belediye başkanı hem de kent konseyi başkanı olamazsınız! - 24/02/2015
Bir belediye başkanı, görevleri arasında kendisini denetlemek de olan kent konseyinin başkanı olabilir mi? Olursa ne olur?
NE YAZIK Kİ YOLA YARIM AKILLA DEVAM ETME KARARI VERİLDİ. (1) - 02/02/2015
Ortak akıl üretmek için ele geçen bir fırsat daha heba edildi. YÖNETİCİLERİN İYİ NİYETLİ TEMENNİSİ BİR İŞE YARAR MI?
Hasan Akgün’ün 20 yıllık DEMOKRASİ KARNESİ. - 22/10/2013
Değil ADAY; aday adayı bile olmaması gereken bu insan 5.kez belediye başkanlığına talip olmaktadır. Hem de CHP’den…
En Sonunda Anladım: Belediye Başkanı Sivil İtaatsizlik Yapıyor! - 08/10/2013
Büyükçekmece Belediyesinin Bir ETİK KURULU Var mı? Yıllık faaliyet raporlarını görebilir miyiz?
HESAP SORMAK; kullanılması keyfimize bağlı bir HAK değildir. YURTTAŞLIK ve HEMŞERİLİK GÖREVİMİZDİR.. - 01/10/2013
Büyükçekmeceli’lere neden satılacağı konusunda bilgi vermeden, Fikirlerini sormadan ve de HESAP VERMEYE ASLA YANAŞMADAN ve YANGINDAN MAL KAÇIRIR GİBİ.....
Sivil Denetleme Olmazsa Yerel Yönetimler Mafyatik Bir Örgüte Dönüşebilir mi? (2) - 08/09/2013
Sivil toplum kuruluşlarının denetleyemediği yerel yönetimler içten içe çürüyerek yozlaşır ve zamanla hukuk tanımaz mafyatik örgütlere dönüşürler.
Sivil Denetleme Olmazsa Yerel Yönetimler Mafyatik Bir Örgüte Dönüşebilir mi? (3) - 08/09/2013
Sivil toplum kuruluşlarının denetleyemediği yerel yönetimler içten içe çürüyerek yozlaşır ve zamanla hukuk tanımaz mafyatik örgütlere dönüşürler.
14.Ağustos.2013. Büyükçekmecenin Miladı… - 18/08/2013
Sadece yerel yönetimler değil bizler sivil toplum kuruluşları da; “Şeffaf, Katılımcı ve Hesap Verebilir” olmalıyız. Birbirimizi eleştirebilmeli, öneri yapabilmeli ve hesap sorabilmeliyiz!
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam2
Toplam Ziyaret40292