Köksal Çebi
koksalcebi@bcekmece-yerelkatilim.org
Sivil Denetleme Olmazsa Yerel Yönetimler Mafyatik Bir Örgüte Dönüşebilir mi? (2)
08/09/2013

  

Bundan önceki yazımızın özeti:
Sivil toplum kuruluşlarının denetleyemediği yerel yönetimler içten içe çürüyerek yozlaşır ve zamanla hukuk tanımaz mafyatik örgütlere dönüşürler.
     Sivil toplum kuruluşları bu denetleme görevlerine, siyasi partilerin “Hangi yöntemle aday belirlediklerine” bakarak başlamalıdır. Osmanlı döneminde para karşılığı satıldığı rivayet edilen devlet memurluklarının bugün de sürdürüldüğü görüşü toplumun geniş kesimlerinde öfke ve kaygı ile dillendirilmektedir.
     Büyük bağışlar yaparak belediye başkan adaylığını kapan kişi seçim kampanyası başta olmak üzere sivil toplum kuruluşlarının ihtiyaçlarını karşılayacak harcamaları da yapmak zorundadır. Seçim aritmetiği zorunlu kılıyorsa diğer partilerden neyin karşılığında destek alınacağı da ortadadır.
     Kısaca oylar alınıp-satılmaktadır.

Bu yazımızın konusu; büyük paralar harcayarak seçimi kazanıp belediye başkanı olan kişinin bu görevine başladıktan sonraki serüvenini konu etmektedir: Kadrolaşma ve harcadıklarını geri kazanma yol ve yöntemleri ile siyasi partilerden bağımsızlıklarını ilan etme ve gerekirse kafa tutma hazırlıkları.

__________________________________________________________________________________

Yazımıza temel sorumuzu hatırlatarak başlayalım:

Yerel Yöneticiler Nasıl Oluyor da SİYASİ PARTİLERE KAFA TUTACAK, Devleti ve Kurumlarını Etkileyecek MAFYATİK BİR GÜCE ERİŞEBİLİYORLAR?

Bir belediye başkanının maaşı ne kadardır dersiniz? Olsa olsa 10.000 TL. 5 yıl (60 ay) görevde kalacağını varsayarsak bu süre sonunda eline geçecek para da topu topu 600.000 TL olur. Oysa bu kişinin sadece birkaç ayda seçimi kazanmak için partisine yaptığı bağış ve seçim harcamaları toplamı bu paranın kat be kat üstündedir. Peki, ne olacaktır şimdi?

Adayların bu büyük riske, hizmet aşkı için girdiklerini düşünsek bile (öyleleri de yok değil hani!) en azından harcanan paraların borç alındığını (işadamlarından v.b) ve geri ödenmesi gerektiğini kabul etmek zorundayız. Yanlış mı düşünüyorum!

Önce Kadrolaşma: Yakınlar, Hemşeriler, Kardeşler İşbaşına…

Göreve gelen kişi önce kadrolaşmasını tamamlamak ve kendi güvenliğini sağlamak zorundadır: İş bilen, iş bitirici ve ağzı sıkı yakınlarından başlayarak hemşerilerinden oluşan bir ekip kurulur. Bunlara belediye yönetimlerinin ürettiği çay bahçesi, büfe gibi yerler verilerek, başka ayrıcalıklar temin edilerek  para kazanmaları ve sadakatleri sağlanır.

Kafa Kaldıranlara Hadlerini Bildirin…

Bu kişiler ayrıca özel güvenlik güçleri ve zabıtanın yanında başkanın fahri korumalığını da üstlenirler. Zaman zaman kraldan daha kralcı kesilerek haksızlıklara kafa kaldıran, yolsuzluklar hakkında v.s soru soran esnafı, gazetecileri, sivil toplum kuruluşlarını sindirme görevini de yerine getirirler. Şahsen benim de birkaç defa tehdit edildiğim yerel basına yansımıştı.
Bunların yanında sürekli gözdağı verme operasyonlarını, itibarsızlaştırma kampanyalarını saymıyorum. Yazmak için koca bir roman gerekir. Kim bilir belki bir gün birileri yazar biz de okuruz!
Aylak takımı, parti gençlik ve özellikle kadınlarla çok yönlü bağlantı kurmanın ve sürdürmenin ayrı bir beceri gerektirdiğini ilave edelim.

Sıra Geldi Para Kazanmaya…

Borç alındığını ve geri ödenmesi gerektiğini varsaydığımız paraların nasıl elde edildiği, başkanların (dürüst olanları tenzih ederim) kısa süre sonra yüz milyonlara ulaşan servetlere nasıl ulaştıkları benim ihtisas alanımın dışında. Ben, “Sadece tek bir firmanın katıldığı ihalelerin çokluğu, ihalelerin şeffaf olmadığı ve kitabına uydurularak yandaşlara, kardeşlere verildiği” gibi şeyler duyuyorum. Dediğim gibi ben “Demokrasi, insan hakları” gibi konularla ilgileniyorum. Yolsuzluklarla mücadele eden arkadaşlarımızın aktardığına göre mesela BÜYÜKÇAKMACA Belediyesi hakkında “İhaleye fesat karıştırmak” iddiası ile pek çok dava açılmış durumdadır. Hatta bir-iki tanesinin “Hürriyeti kısıtlayıcı” yani hapis cezası ile sonuçlandığı bize aktarılan bilgiler arasında. Dosyalar temyizde bekletiliyormuş. Hemşerilerimizin bilgilendirmesi ve seçimlerini doğru yapabilmeleri açısından bunların seçim sürecinde kamuoyu ile paylaşılacaklarını da ifade ediyorlar.

İlk dönemin sonuna doğru yaklaşırken 2. Dönemi kazanmanın hesapları yapılmaya başlanır…

Kadrolaşma bitirilip para kazanmaya girişildikten sonra zaman hızla akıp giderken ilk dönemin sonuna yaklaşılmaktadır. Bu aşamada başta sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderlerinin güvenini kazanmak, onları bir şekilde kendilerine bağlayarak siyasi partilerin denetiminden kurtulmak gerekirse onlara kafa tutabilecek güce erişmek hedeflenir. Bunu nasıl yaptıkları bundan sonraki yazımızın konusudur.

Derneğimizin sloganını tekrarlayarak sonlandıralım:
Denetlenmeyen Yönetimler İçten İçe Çürür, Yozlaşır. Zamanla Hukuk Tanımaz (Mafyatik) Diktatörlere Dönüşür.

Denetleme görev ve yetkilerimiz hukuktan, uluslararası belgelerden ve vicdanımızdan aldığımızı yineleyerek;

1-      Siyasi partilerin kamuoyu ile paylaştıkları “Aday belirleme yöntemlerine” sadık kalıp kalmadıklarını denetleyeceğimizi.

2-      Siyasi propagandalarının finansal kaynaklarını açıklamalarını talep edeceğimizi.

3-       Belediyenin imar hareketleri ve ihale süreçlerini izleyeceğimiz söyleyebiliriz.

Tekrar edelim: Bu seçim sürecinde sivil toplum kuruluşları olarak meydanlarda olacağız. Denetleme görevimizi yapacağız. Mafyatik yerel  yönetimler oluşmasına asla izin vermeyeceğiz.



Paylaş | | Yorum Yaz
782 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Sayın Kadıoğlu, Aynı anda hem belediye başkanı hem de kent konseyi başkanı olamazsınız! - 24/02/2015
Bir belediye başkanı, görevleri arasında kendisini denetlemek de olan kent konseyinin başkanı olabilir mi? Olursa ne olur?
NE YAZIK Kİ YOLA YARIM AKILLA DEVAM ETME KARARI VERİLDİ. (1) - 02/02/2015
Ortak akıl üretmek için ele geçen bir fırsat daha heba edildi. YÖNETİCİLERİN İYİ NİYETLİ TEMENNİSİ BİR İŞE YARAR MI?
Hasan Akgün’ün 20 yıllık DEMOKRASİ KARNESİ. - 22/10/2013
Değil ADAY; aday adayı bile olmaması gereken bu insan 5.kez belediye başkanlığına talip olmaktadır. Hem de CHP’den…
En Sonunda Anladım: Belediye Başkanı Sivil İtaatsizlik Yapıyor! - 08/10/2013
Büyükçekmece Belediyesinin Bir ETİK KURULU Var mı? Yıllık faaliyet raporlarını görebilir miyiz?
HESAP SORMAK; kullanılması keyfimize bağlı bir HAK değildir. YURTTAŞLIK ve HEMŞERİLİK GÖREVİMİZDİR.. - 01/10/2013
Büyükçekmeceli’lere neden satılacağı konusunda bilgi vermeden, Fikirlerini sormadan ve de HESAP VERMEYE ASLA YANAŞMADAN ve YANGINDAN MAL KAÇIRIR GİBİ.....
Sivil Denetleme Olmazsa Yerel Yönetimler Mafyatik Bir Örgüte Dönüşebilir mi? (3) - 08/09/2013
Sivil toplum kuruluşlarının denetleyemediği yerel yönetimler içten içe çürüyerek yozlaşır ve zamanla hukuk tanımaz mafyatik örgütlere dönüşürler.
Sivil Denetleme Olmazsa Yerel Yönetimler Mafyatik Bir Örgüte Dönüşebilir mi? (1) - 02/09/2013
Yerel Yöneticiler Nasıl Oluyor da SİYASİ PARTİLERE KAFA TUTACAK, Devleti ve Kurumlarını Etkileyecek MAFYATİK BİR GÜCE ERİŞEBİLİYORLAR?
14.Ağustos.2013. Büyükçekmecenin Miladı… - 18/08/2013
Sadece yerel yönetimler değil bizler sivil toplum kuruluşları da; “Şeffaf, Katılımcı ve Hesap Verebilir” olmalıyız. Birbirimizi eleştirebilmeli, öneri yapabilmeli ve hesap sorabilmeliyiz!
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam2
Toplam Ziyaret40292